27 Ağustos 2007 Pazartesi

Teknoloji, Ne ola ki ?

Teknoloji, toplumsal ilişkiler bakımından güç ilişkileri açısından bakıldığında, paylaşımda eşitlemeye mi yoksa eşitsizliklerini artmasına mı yol açıyor?

Teknolojik değişim ve gelişmeler beraberinde yeni kültürel değerleri getirmektedir.

Modern tahakküm yalnızca kültürel araçlarla değil mikro teknikler olarak günlük hayatın her alanını denetleyen kontrol mekanizmaları geliştirmiştir.

Yeni döneme bilgi toplumu denilmekte ama gerçekte bilgi fakiri toplum yaratılmakta, bilgi bireylerin denetimleri dışında onlara hükmeden bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yeni dönemde teknoloji, yeni bir insan tipi üretmekte, toplumu tek tipleştirmekte, insani toplumsal ilişkilere zarar vermekte, bir önceki döneme göre muazzam tahakküm araçları geliştirmektedir. Özellikle yeni tahakküm araçları, kendisini en çok kitle iletişim ağlarında göstermektedir.


Teknoloji tarafsız değildir.
Teknoloji, akılcıl bir sistemdir.
Teknoloji, toplumsal ilişkileri yeniden düzenleme aracıdır.

Bilim ve teknoloji, merkezi otoritelerin (özel şirketlerin) yönetenlerin, toplum ve bireyler üzerinde tahakkümünü ve denetimini kolaylaştırmakta ve de pekiştirmektedir

Kapitalizmde geliştirilen teknolojinin, kapitalist yönetici sınıfın toplum be bireylerin hayatları üzerindeki kontrollerini devamlı kılmak ve arttırmak üzere geliştirilmiştir.

Sibernetik ve elektronik, bilginin daha önce bilinmeyen düzeylerde toplanması ve depolanmasını sağlıyor; giderek daha fazla yoksullaşan ve potansiyel olarak isyankarlaşan dünya nüfusunun çok daha fazla gözetlenmesini mümkün kılıyor.

Kontrol tam olarak, geliştirilen teknolojik sistemin içinde bulunuyor.

Teknoloji; Yönetici sınıfın çıkarları doğrultusunda yaratılmış; asla bizim gereksinim ve arzularımıza hizmet etmeyi amaçlamayan, aksine hakim düzenin kontrolünü daimi kılmayı ve çoğaltmayı amaçlayan özel bir araçtır.

Huxley, gelişmiş teknolojinin zengin ve güçlüleri daha da güçlendirdiğini yönetilenlerin üzerinde yeni otorite kurma ve daha gelişmiş kandırma araçlarını geliştirdiğini şu şekilde belirtmektedir: “ İlerleyen teknoloji “güçlü”leri daha da güçlendirmiştir; onlara yalnızca daha güçlü, daha yetkin zorlama ve sindirme araçları donatmakla kalmamış, ellerine bir de geçmiş hükümdarların buyruğundakilerle karşılaştırılmayacak ölçüde, kat kat üstün “inandırma ve kandırma araçları”nı bularak vermiştir.”

Madde, insanlığın hizmetinde olacakken, insanlık maddenin uğruna feda edilmiştir.
Bilimsel-teknolojik gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkan yeni değerler kapitalin ve malin tüketiminin ardından, ruhun tüketimini öngörmektedir. Zaten yaşam bulma şansı da buna bağlı olacaktır. Yani bütün dünya nimetlerinin, insanın hizmetine verildiği gerçeğinin tersyüz edilmiş şekli olarak, teknoloji karşısında çaresiz ve köle durumuna düşmüştür insan.
Bizlere mutluluk ve daha iyi bir yaşam getireceği talebiyle ortaya çıkan teknoloji, sonunda bizleri kendine mahkum ederek, kendi gerçeğimizden uzaklaştırdı.

Habermas, bilim ve teknolojinin doğaya hükmetmenin bir aracıyken zamanla bu durumun iktidarlarca insanların insanlar üzerinde tahakküm kurma aracına dönüştüğünü, iktidarların kendilerini teknoloji ile ölümsüzleştirdiğini, teknolojinin bireysel ve toplumsal özgürlüğü ortadan kaldırdığını ve totaliter bir rejime zemin hazırladığını vurgulamaktadır.

Marcuse’a göre ileri sanayi toplumunun en rahatsız edici yanlarından biri de; akıldışılığın akılsal karakteridir… Savurganlığı ihtiyaca ve yok etmeyi var etmeye çevirme yeteneği, bu uygarlığın nesne dünyayı insanın zihin ve bedeninin bir uzantısına dönüştüğünü düzey yabancılaşma kavramını kendisini sorgulanabilir kılmaktadır… Bireyi topluma bağlayan düzeneği kendisi değişmiş ve toplumsal denetim, üretmiş olduğu yeni ihtiyaçlarda demirlemiştir.

2 yorum:

Yavız dedi ki...

"Teknoloji; Yönetici sınıfın çıkarları doğrultusunda yaratılmış; asla bizim gereksinim ve arzularımıza hizmet etmeyi amaçlamayan, aksine hakim düzenin kontrolünü daimi kılmayı ve çoğaltmayı amaçlayan özel bir araçtır."
Ancak sanal yordam da bir teknoloji olsa gerek ve bu yazıları okurken de yazarken de bu teknolojiden oldukça faydalanıyoruz. Dolayısı ile bizim gereksinim ve ihtiyaçlarımızı da karşılamakta. Bu noktada teknolojinin kötü ve iyi olmak üzere iki yönde kullanımından söz etmek daha mantıklı.

Adsız dedi ki...

getirileri ve götürülerinden bahsettiğiizde teknolojinin insani boyutta götürülerinin bilmediğimiz ve görmediğimiz kadar muazzam derecede olduğunu görebiliriz.teknolojinin iyi dediğimiz boyutu, kötü olma halini meşrulaştıran bir durumdur.
JASMİNA